Haber
2015-09-28 09:17:26
EĞİTİM-BİR-SEN BURSA ŞUBESİ

 EĞİTİM-BİR-SEN BURSA ŞUBESİ’NDEN YENİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI AÇIKLAMASI

      ŞEKER: “BAZI SENDİKACILARIN BAHSETTİĞİ GİBİ BURSA’DA EĞİTİMDEKİ SORUNLAR, BANGLADEŞ YA DA BELÇİKA ÖLÇÜSÜNDE DEĞİL”

 

        Yeni eğitim-öğretim yılının başlaması dolayısıyla sendika binasında basın açıklaması yapan Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker, Türk Eğitim-Sen Bursa Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu’nun açıklamalarının gerçeği yansıtmadığına dikkat çekti.

 

          2015-2016 eğitim-öğretim yılı, Bursa yerelinde 577 bin öğrenci ve 30 bin öğretmenin Türkiye genelinde yaklaşık 17 milyonu aşkın öğrencinin ve 896 bin öğretmenin sınıflarla buluşmasıyla başlıyor.

Sendika binasında düzenlediği basın toplantısı ile yeni eğitim-öğretim yılını değerlendiren Memur-Sen Bursa İl Temsilcisi ve Eğitim-Bir-Sen Bursa Şube Başkanı Numan Şeker,  Bursa’da eğitim ve öğretime kısmen sorunlarla başlanıldığının altını çizdi.  

 

“BURSA’DA 9. SINIFA YERLEŞEMEYEN ÖĞRENCİ SAYISI 5 BİN DEĞİL 905”

             Bursa’da özellik okullardaki bütçe, hizmetli ve güvenlik sorunlarının hala devam ettiğini söyleyen Şeker, Türk Eğitim-Sen Bursa Şube Başkanı Selçuk Türkoğlu’nun 9’uncu sınıflara 5 bin öğrencinin yerleşemediği şeklindeki açıklamasının gerçeği yansıtmadığını belirterek, şunları söyledi: “Bu rakamlar belli İl Milli Eğitim Müdürlüğü’nde de bu rakamlar mevcut. Bursa’da 9’uncu sınıfa yerleşemeyen öğrenci sayısı yapılan değerlendirmeler sonucunda Türkoğlu’nun ifade ettiği gibi 5 bin değil, 905’tir. Bunlarda geçen yıl yapıldığı gibi bakanlık sınıfların sayısını artırarak bunların yerleşeceğini görüyoruz. Sadece sendikal anlamda birilerini tenkit etmek için kötülemek ya da yalan söylemek gerekmiyor. Yeri geldiğinde doğruları söylemek gerekir” dedi.  

 

“EĞİTİMDEKİ SORUNLAR, BANGLADEŞ YA DA BELÇİKA ÖLÇÜSÜNDE DEĞİLDİR”  

            Açıklamasında Türkoğlu’nun eğitim noktasında “Bursa’nın doğusu Bangladeş, batısı Belçika standartlarında” ifadesine de yer veren Şeker, “Evet, Bursa’da bir Ankara yolu altı-üstü problemi var. Bazılarını belirttiği gibi Bangladeş ya da Belçika ölçüsünde değildir. Ama sendika olarak kesinlikle bu konudaki adaletsizliğin giderilmesini istiyoruz” diye konuştu.

 

 “BOYKOT ÇAĞRISINI KESİNLİKLE KABUL ETMİYORUZ”  

             PKK terör örgütünün 1 haftalık okullara boykot çağrısına destek veren Eğitim-Sen’i de ağır bir şekilde eleştiren Şeker, “Bu hafta Eğitim-Sen başkanı Diyarbakır’da okul boykotu çağrısına destek vereceklerini belirterek; okullarda öğrenci ve öğretmenlerin derslere girmeyeceğini, güvenliğin olmadığı şeklinde bir açıklama yaptı. Eğitim-Bir-Sen olarak biz bunu kesinlikle kabul etmiyoruz. Çünkü Eğitim-Sen artık bir sivil toplum örgütü değil.  Genel merkezlerinin PKK militanlarını tedavi eden merkeze dönüştüğü gibi PKK terör örgütünün de sözcülüğünü yapar duruma geldi” diyerek, şöyle devam etti: “Eğitim çalışanlarının haklarını savunan, koruyan sivil toplum örgütü olmaktan çıktı. Evet, doğuda eğitim çalışanlarının birtakım sıkıntıları var. Önemli bir süreçten geçiyoruz. Bununla ilgili bakanlık acilen güvenlik tedbirleri alması gerekiyor. Oradaki öğretmen arkadaşlarımızın, eğitim çalışanlarının can güvenliğinin sağlanması gerekiyor.  Palyatif tedbirlerle bu iş çözülmez. Doğu ve Güneydoğu’da terörün yoğun olduğu ilerde bakanlık birtakım tedbirler alması gerekmektedir.”

 

“3. DÖNEM TOPLU SÖZLEŞME GÖRÜŞMELERİ PROVOKASYONCULARIN DEĞİL ÇALIŞANLARIN KAZANDIĞI GÜN OLMUŞTUR”

               2015 yılı Ağustos ayının ‘3. Dönem Toplu Sözleşme’ görüşmelerine sahne olduğunu hatırlatan Numan Şeker, “Toplu sözleşmenin ilk gününde eğitim çalışanları iki müjde almıştır. Eşi özel sektörde çalışanlar için konulan 3 yıl sigortalılık şartı; teklifimiz ve ısrarımız üzerine Milli eğitim Bakanı Sayın Nabi Avcı’nın da çerçeve yönetmelik değişmeden inisiyatif kullanmasıyla ilk gün masada çözülmüştür. Bu yıl atanan yeni öğretmenlerimizi de kapsayarak yaklaşık 400 bin kamu çalışanına bir derece verilmesi de birilerinin provokasyon arayışlarının içinde olduğu ilk gün, Eğitim-Bir-Sen’in masada provokasyona müsaade etmeyen stratejik mücadelesi ve kararlı duruşu neticesinde provokasyoncuların değil çalışanların kazandığı gün olmuştur” dedi.

 

KARMA EĞİTİM MECBURİYETİ KALDIRILMALIDIR”

            1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu’nda yer alan, ‘Okullarda kız ve erkek karma eğitim yapılması esastır’ ibaresi değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Şeker,  Karma eğitim dayatması yerine, demokratik, veliye ve öğrenciye seçme hakkı tanıyan bir düzenleme yapılmalıdır” diye konuştu.  

 

“ÖĞRETMEN AÇIĞI TAMAMEN KAPATILMALIDIR”

          37 bin öğretmen ataması henüz gerçekleştirilmiş olmasına rağmen öğretmen ihtiyacı dikkate alındığında bunun yeterli olmayacağı açık olduğunu belirten Şeker, “Eğitim sistemindeki reformları kalıcı kılacak olan, okullarda boş ders kalmaması ve sınıflarda sadece kadrolu öğretmenlerin olmasıdır. İmkânlar zorlanarak, öğretmen açığı tamamen kapatılmalıdır” şeklinde konuştu.

 

“CUMA NAMAZI VAKTİNİ İÇİNE ALAN ÖĞLE TATİLİ DÜZENLENMESİ HEMEN YAPILMALIDIR”

          Toplu sözleşmede de yer alan Cuma günü öğle arasının 2 saate çıkarılmasının hemen hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan Numan Şeker, “Kazanımların içerisinde inanç ve vicdan hürriyeti kapsamında kamu çalışanlarına ibadetlerini daha rahat yapabilmeleri için imkân sağlayacak bu düzenleme Milli Eğitim Bakanlığı’nın konunun önemine binaen göstereceği hassasiyetle ocak ayı beklenmeden çözülmelidir. Sayın Bakan Nabi Avcı’nın 3 yıl sigortalılık şartında gösterdiği özveriyi bu konuda da göstererek eğitim çalışanlarının okulların açılmasıyla birlikte rahatça Cuma namazını kılabilmelerini sağlayacak bir adım atmasını bekliyoruz” dedi.

 

“EK DERS ESASLARINDAKİ EŞİTSİZLİK GİDERİLEREK DERS ÜCRETLERİ ARTIRILMALIDIR”

          2006 yılında köklü bir değişikliğe uğrayan ek ders esaslarının dokuz yıla yakın bir süredir uygulanmakta ve değiştiği günden beri de bazı adaletsizlikler devam ettiğini hatırlatan Şeker, “Sendika olarak hazırlayıp bakanlığa sunduğumuz taslak dikkate alınmalı, gerekli mevzuat değişiklikleri bir an önce yapılmalıdır. Öğretmenlerin branşlarına göre ek ders ücretlerindeki adaletsizlik, okul türlerine göre yöneticilere verilen ve izahı mümkün olmayan ek ders ücreti farklılıkları çözüme kavuşturulmalıdır” diye konuştu.

 

“YÖNETİCİ GÖREVLENDİRME YÖNETMELİĞİ TADİL EDİLMELİDİR”

          Danıştay’ın yönetici görevlendirmelerinde vermiş olduğu karara dikkat çeken Şeker, “Yönetici görevlendirme yönetmeliğine açılan dava sonrası Danıştay’ın vermiş olduğu yürütmenin durdurulması kararı ile bazı mahkemelerin yönetici adayı değerlendirme ve görevlendirme süreçlerinde vermiş oldukları kararlar neticesi, yönetici görevlendirme uygulaması somut sonuçları görülüp nesnel ve objektif bir değerlendirme yapılamadan akamete uğratılmıştır. Bu kapsamda mahkeme kararları da dikkate alınmak suretiyle yönetici görevlendirme yönetmeliği yeniden ele alınmalıdır. Bu doğrultuda, genel yetkili sendika Eğitim-Bir-Sen’in de görüşünün alınması, hem yönetmeliğin eğitimciler arasında benimsenmesini, sahiplenilmesini sağlayacak hem de hukuken sağlam bir metin ortaya çıkarılmış olacaktır” şeklinde konuştu.  

 

“OKULLARIN BÜTÇE SORUNU”

          Okullara bütçe verilmemesi nedeniyle yaşanan problemlere köklü çözüm getirilmesi gerektiğinin altını çizen Şeker, “Okul yöneticilerinin eğitim liderliği yapmalarının önündeki en büyük engel olan okulların bütçe sorunu; öğretmeni, yöneticiyi ve veliyi karşı karşıya getirmekte, bundan en fazla zararı yine okul yönetimleri görmektedir. Merkezi bütçeden, öğrenci başına ödenek uygulamasına geçilmeli, okullarda tahsildarlık dönemi sona erdirilerek okullara bütçe verilmelidir” diyerek, sözlerini şu cümlelerle tamamladı: “Yeni eğitim-öğretim yılı eğitim çalışanlarına, öğrencilerimize ve milletimize hayırlı olsun.”

MEMUR-SEN
KONFEDERASYONU
EĞİTİMCİLER BİRLİĞİ
SENDİKASI
Zübeyde Hanım Mahallesi Sebze Bahçeleri Caddesi No:86
Altındağ - Ankara / TÜRKİYE
Tel : 0.312 231 23 06 Faks : 0.312 230 65 28
ebs@ebs.org.tr
Copyright © Eğitim Bir Sen