Sendikaların İşçi Arıları: Okul (İşyeri) Temsilcileri
0 | | | 24-11-2018

Adil YAZICIOĞLU

SENDİKALARIN İŞÇİ ARILARI: OKUL (İŞYERİ) TEMSİLCİLERİ

İşyeri temsilcisi, demokratik sendikacılığın gelişmesinde hayati derecede önemli bir yöneticidir. İşyeri temsilcisi, sendikanın o ildeki gücünü ya da zayıflığını belirleyen kişidir. Bir anlamda sendikanın en ön cephedeki neferidir. Yalnız il ya da ilçedeki sendikasını değil, tüm Eğitim-Bir-Sen’i temsil eder. Bunu için sendikasını tanıması, üyelerle sendika arasında köprü görevi yapması gerekir. Sendika temsilcisinin görevi iki yönlüdür: Bir yandan okullardaki kamu çalışanlarını sendikal yapı içerisine almaya çalışırken, bir yandan da ‘kayıtlı üyeyi örgütlü üye’ haline getirme uğraşı verir. Bunu yapabilmesi için de çalışma arkadaşlarını, kişiliklerini, çalışma şartlarını iyi bilmelidir. Çünkü okul temsilcileri aynı zamanda sendikanın o okuldaki hatta o ildeki sesidir; mağduriyetleri ve talepleri sendikaya iletecek köprüsüdür. Bu yüzden okul temsilcileri aynı zamanda sendikasının amacını, ilke ve kararlarını iyi bilmeli ve bağlı olmalı; diğer eğitim sendikalarının yapılarını, işleyişini, amaçlarını ve sorunlarını iyi bilmeli; önder ve lider kişilikli olmalı; örgütlenme becerisine sahip olmalıdır.

Okul temsilcisi tüm bunların yanı sıra, Eğitim-Bir-Sen’in aldığı kararların kendi işyerinde uygulamaya konmasında, hayata geçirilmesinde öncü olmalıdır. Okul temsilcisi inisiyatif kullanabilmelidir. Bölgede halledilebilecek kimi sorunların Genel Merkeze gelmesine gerek kalmadan, işyerinde çözülebilecek güçte mekanizmalar geliştirmelidir. Okul Temsilcisinin tavır ve davranışları, arkadaşları ile olan ilişkileri de sendikamızın başarısını etkileyen önemli faktörlerdendir. Bildiğiniz gibi Eğitim-Bir-Sen tüm eğitim çalışanlarını kucaklayan bir sendikadır. Bunun için okul temsilcileri de meslek, cinsiyet, statü, hemşericilik, branş vs. gözetmeden çalışmalıdırlar. Böyle bir ayrım okulda sendika içi demokrasiyi, birlik ve beraberliği bozacağı gibi örgütlenme ve becerilerini geliştirmenin önünde de engel oluşturur.

Bir ülkede demokrasinin varlığı, kapsamı ve içeriği o ülkede yaşayan toplumsal sınıfların, sosyal grupların, kendi taleplerinin farkında olması, haklarını savunabilmesi ve en önemlisi örgütlenebilmesi ile doğru orantılıdır. Yine aynı şekilde, bir ülkenin gelişmişliği, o ülkede sivil toplumun hangi düzeyde örgütlenebildiği ile ölçülse yeridir. Çünkü demokrasinin sınırları genişledikçe, düşünebilen ve üretebilen toplum ortaya çıkar. Düşünen ve üreten kişiler bireysel haklarını korumak için toplumsal örgütler etrafında birleşir. Kolektif şuurun ve örgütlü yapıların önem kazandığı ve toplumsal kararlarda daha etkili rol oynadıkları bir döneme girdik. Bireysel hak arama mücadelelerinin yerini toplumsal ve kitlesel tepkilere bıraktığı bir dönemde sendikal hareketler daha çok önem kazanmıştır. Bu yüzden karar mekanizmalarına katkıda bulunmak ve kendimiz hakkında söz sahibi olmak için Eğitimciler Birliği Sendikasını güçlendirmek için çalışalım. Kendimiz için güçleneceğiz, hepimiz için hak arayacağız …..

Top